İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda yedi bakanlığın katılımıyla hazırlanan yeni güvenlik modeli, eğitim kurumlarında kapsamlı bir koruma sistemi öngörüyor. Eylül ayında milyonlarca öğrencinin ders başı yapacağı dönem öncesinde, okulların güvenlik yapılanması köklü biçimde değiştiriliyor. Önümüzdeki hafta imzalanması beklenen protokol, öğrencilerin evden çıkışından okula varışına ve okul sonrası saatlere kadar tüm süreci güvence altına almayı amaçlıyor.
Yeni düzenlemenin en dikkat çekici unsuru, okul bahçelerindeki güvenlik görevlendirmelerinde yaşanacak dönüşüm. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından okullar için ayrılan 31 bin kişilik bahçe güvenlik personeli kadrosu, bu alandaki asıl yükü üstlenecek. Bu yıl itibarıyla okul bahçelerinin rutin denetiminde polis ve bekçiler yerine yeni istihdam edilen bu personelin görev alması planlanıyor. Böylece emniyet güçlerinin kendi asli görev alanlarına yoğunlaşması ve her okulda kesintisiz bir denetim ağının kurulması hedefleniyor.
Okulların güvenlik risk düzeylerine göre sınıflandırılacağı yeni sistemde, kuvvetlerin dağılımı da bu derecelendirmeye göre belirlenecek. En yüksek risk grubunda yer alan birinci ve ikinci derece okullarda polis memurlarının görev yapmaya devam edeceği açıklandı. Bu okullardaki asayiş durumu için valilik ve kaymakamlıkların her ay düzenli toplantılar yapacağı ifade edildi. Üçüncü ve dördüncü derece riskli okullarda ise okul ihtiyat görevlisi olarak tanımlanan polisler ile yeni bahçe güvenlik personelinin ortak çalışması öngörülüyor.
Model kapsamında öğrencilerin yalnızca fiziksel güvenliği değil, ruhsal sağlığı da izlenecek. Okul yönetimi tarafından psikolojik sorunu olduğu veya tedavi ihtiyacı bulunduğu tespit edilen öğrenciler, doğrudan Sağlık Bakanlığı teşkilatına yönlendirilecek. Bu durumdan eş zamanlı olarak polis ve jandarma birimlerinin de haberdar edileceği belirtildi. İçişleri Bakanı’nın sistemde herhangi bir açık bırakmamayı hedeflediklerini vurguladığı entegre takip yöntemiyle çocukların riskli ortamlara girmesinin engellenmesi amaçlanıyor.
Belediyeler ve Gençlik ile Spor Bakanlığı da sürecin bir parçası olarak okul sonrası zaman dilimlerinde etkin rol üstlenecek. Öğrencilerin ders dışı saatlerdeki faaliyetleri de bu kapsamlı koruma ağına dahil ediliyor. Geçmişte yaşanan üzücü olayların tekrarlanmaması için geliştirilen bu çok paydaşlı yapı, eğitim kurumlarının çevresinde sıfır risk hedefiyle kurgulanıyor. Yeni protokolün imzalanmasıyla birlikte okullardaki güvenlik anlayışı topyekun bir yaklaşımla yeniden şekillenecek.




