Japonya’daki Tsukuba Üniversitesi’nden sinir bilimciler, düşük tempolu kısa süreli koşunun beyin üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla bir çalışma yürüttü. Araştırma kapsamında 24 sağlıklı genç yetişkin, koşu bandında saatte ortalama 3 ila 6 kilometre hızla 10 dakika boyunca koşturuldu. Katılımcıların nabız değerleri dakikada 104 ila 107 atım aralığında seyretti. Bu sırada beyin yüzeyindeki oksijenli kan seviyeleri, özel algılayıcı başlıklar aracılığıyla anlık olarak izlendi. Egzersiz sonrası elde edilen veriler, hareketsiz oturma süresiyle kıyaslandı.
Katılımcıların dikkat ve otokontrol testlerindeki tepki süreleri, kısa süreli yavaş koşunun ardından belirgin biçimde hızlandı; ölçüm sonuçları bunu gösterdi. Beynin sol prefrontal korteks bölgesine giden oksijen açısından zengin kan akışının arttığı saptandı. Bu bölge, duygu durumunun yanı sıra üst düzey karar alma ve planlama süreçlerini de yönetiyor. Katılımcıların egzersiz sonrasında kendilerini daha uyanık, zinde ve keyifli hissettikleri bildirildi. Elde edilen bulgular, kısa süreli hareketin zihinsel performans üzerinde ölçülebilir bir etki yarattığını gösterdi.
Bilim insanları, ortaya çıkan sonucun koşu esnasında başın yukarı-aşağı yönlü ritmik hareketiyle bağlantılı olabileceğine işaret etti. Beyin dokusunun, düşük tempolu adım atarken oluşan kafa ivmelenmesiyle mekanik olarak uyarıldığı belirlendi. Bu mekanik uyarımın, egzersize bağlı haz artışındaki payının yüzde 17 olduğu tespit edildi. Uzmanlar, etkinin yalnızca yüksek tempolu antrenmanlarla sınırlı olmadığını vurguladı. Düşük yoğunluklu hareketin bile beyin fonksiyonlarını canlandırmaya yettiği ifade edildi.
Araştırma ekibi, koşunun beyne ve zihinsel sağlığa sağladığı faydalardan yararlanmak için yoğun ya da yorucu antrenmanların zorunlu olmadığını açıkladı. Düşük tempolu birkaç dakikalık hareketin dahi beyin fonksiyonlarını canlandırmaya yettiği belirtildi. Bu sonuç, günlük hayatta kolayca uygulanabilecek kısa süreli egzersizlerin bilişsel sağlık üzerindeki rolüne dair yeni bir bakış sunuyor.





