SON DAKİKA

SAĞLIK

Gün İçinde Fark Edilmeyen Şeker Metabolik Riski Artırabiliyor

İSTANBUL (DHA) – Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilal Yıldırım Deryol, günlük şeker alımının yalnızca tatlılardan oluşmadığını söyledi. Çaya ya da kahveye eklenen şeker de tek başına belirleyici değil. Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Deryol, paketli gıdalara dikkat çekti. Hazır içecekler, soslar ve atıştırmalıklar üzerinden fark edilmeden yüksek miktarda şeker alınabildiğini belirtti.

Şeker denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca tatlıların geldiğini ifade eden Deryol, uyarıda bulundu. Paketli atıştırmalıklar, şekerli içecekler, hazır kahveler ve aromalı süt ürünleri günlük şeker tüketimini artırabiliyor. Aromalı yoğurtlar, kahvaltılık ürünler ve çeşitli soslar da aynı etkiyi yaratıyor. Kişi çayına veya kahvesine şeker eklemese bile gün içinde farklı ürünlerden yüksek miktarda şeker alabiliyor.

Uzman hekim, uzun süre ve fazla miktarda şeker tüketiminin çeşitli risklerle ilişkili olabileceğini aktardı. Kilo artışı ve bel çevresinde yağlanma bu sürecin ilk adımları arasında yer alıyor. İnsülin direnci, prediyabet, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması ve kan yağlarında bozulma da tabloya eşlik edebiliyor. Fazla şeker alımının tek başına bir hastalığın nedeni olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Deryol, uzun vadede metabolik bozukluklara zemin hazırlayabileceğini söyledi.

Deryol, ihtiyacın üzerinde şeker ve enerji tüketiminin kilo artışını kolaylaştırabileceğini belirtti. Özellikle karın çevresindeki yağlanma bu tabloda öne çıkıyor. İnsülin direnci zaman içinde kan şekeri kontrolünün bozulmasına yol açabiliyor. Süreç prediyabete ve uygun önlemler alınmadığında tip 2 diyabete ilerleyebiliyor. Aynı dönemde trigliserid yüksekliği, karaciğer yağlanması ve metabolik sendromun diğer bileşenleri de görülebiliyor.

Metabolik riskin yalnızca tüketilen şeker miktarıyla belirlenmediğine işaret eden Deryol, başka etkenlere de değindi. Genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam, uyku düzeni, toplam kalori alımı ve mevcut kilo durumu süreci etkiliyor. İçeceklerle alınan şekerin kolaylıkla gözden kaçabildiğini belirten uzman, gazlı içeceklere dikkat çekti. Şeker eklenmiş kahveler, hazır meyveli içecekler ve aromalı içecekler kısa sürede yüksek miktarda şeker alınmasına neden olabiliyor. Bu ürünlerin sık tüketilmesi günlük toplam enerji alımını artırıyor ve kilo kontrolünü zorlaştırıyor. Deryol, bu tür içeceklerin günlük beslenme düzeninde çoğu zaman ayrı bir kalem olarak hesaplanmadığını dile getirdi.

Metabolik bozuklukların erken dönemde her zaman belirgin şikayetlere yol açmayabileceğini anlatan Deryol, bazı bulguları sıraladı. Bel çevresinde artış, kilo alma, kan şekeri yüksekliği, trigliserid artışı ve karaciğer yağlanması birlikte görülebiliyor. Bu bulguların uyarıcı olabileceğini söyleyen Deryol, tek başına tanı anlamına gelmediğini aktardı. Hekim değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan uzman, etiket okuma alışkanlığının rolüne değindi. Hazır ürünlerin içeriğinde yer alan ilave şekerin porsiyon başına değişebildiğini belirten Deryol, toplam alımın takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Yaşam tarzı düzenlemelerinin metabolik risklerin yönetiminde temel basamak olduğunu sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler