SON DAKİKA

DÜNYA

BM zirvesi öncesi jeopolitik raporda Türkiye’ye güçlü konum

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ABD-İsrail-İran hattındaki savaşın ardından ilk kez toplanmaya hazırlanıyor. Zirve öncesinde Fransa’da yayımlanan bir jeopolitik rapor, küresel güç dengelerinin yeniden biçimlendiğini ortaya koyuyor. Le Monde Politique imzasıyla çıkan “Dünyanın Durumu 2026” başlıklı çalışma, dünyanın yeni güç haritasını yedi ülke üzerinden çiziyor. Raporda ABD, Çin, Rusya, Fransa, Hindistan ve İran’ın yanı sıra Türkiye de bu listede gösteriliyor. Çalışma, BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesine dayanan geleneksel yapısının aşıldığını savunuyor. Rapora göre, küresel sistem artık yalnızca İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin mirası üzerinden okunamıyor; yeni aktörler kendi ağırlık merkezlerini oluşturuyor.

Raporun en çok konuşulan ayrıntılarından biri, Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi İngiltere’nin yeni listede kendine yer bulamaması oluyor. Körfez ülkeleri ile Brezilya ve Meksika gibi Latin Amerika aktörleri de yedi ülkelik haritada yer almıyor. Le Monde Politique, yazar kadrosunu gizli tuttuğu çalışmayı kitap formatında da okurlara sunuyor. Raporun zamanlaması, 22 Eylül’de New York’ta başlayacak Genel Kurul görüşmeleri öncesine denk gelmesiyle dikkat çekiyor. Çalışmada, eski güç merkezleri ile yükselen aktörler arasındaki yer değişiminin altı çiziliyor.

Türkiye’ye ayrılan bölümde, Ankara’nın artan küresel etkisi iki başlıkta ele alınıyor. Bunlardan ilki yerli savunma sanayiindeki büyüme olarak öne çıkıyor. İkinci ve asıl vurgulanan unsur ise raporda “denge diplomasisi” olarak adlandırılan dış politika stratejisi oluyor. Türkiye, NATO üyeliğini sürdürürken aynı zamanda BRICS sürecine ilgi gösteriyor; Moskova ve Pekin gibi aktörlerle kurduğu ilişkileri de canlı tutuyor. Rapora göre bu tablo, Ankara’nın stratejik manevra kabiliyetini gösteriyor ve ona farklı ittifak çevrelerinde eşzamanlı hareket alanı sağlıyor. Dünyanın en geniş altıncı diplomatik ağına sahip olması da Türkiye’nin konumunu güçlendiren bir etken olarak belirtiliyor.

Rapor, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası platformlarda yıllardır dile getirdiği “Dünya 5’ten büyüktür” tezinin uluslararası düzeyde karşılık bulduğu yorumlarına yol açıyor. Çalışmada, çok kutuplu düzene geçiş sürecinin hızlandığı ve eski ittifak yapılarının bu değişimi karşılamakta zorlandığı ifade ediliyor. Türkiye’nin yeni dünya düzenindeki kurucu rolüne yapılan vurgu, raporun Ankara ile ilgili bölümünün merkezinde yer alıyor. Yedi ülkelik haritada Türkiye’ye ayrılan alanın genişliği, ülkenin hem bölgesel hem de küresel ölçekte nasıl konumlandırıldığını gösteriyor. Belge, herhangi bir resmi kurumun görüşü olarak değil, bağımsız bir yayın organının değerlendirmesi olarak kamuoyuna sunuluyor. Raporun sonuç bölümünde, önümüzdeki dönemde ittifak ilişkilerinin daha esnek yapılar üzerinden kurulacağı öngörülüyor ve bu süreçte denge kurabilen aktörlerin avantajlı olacağı belirtiliyor.

İlgili Makaleler