SON DAKİKA

SİYASET

Alev Coşkun’dan Ödemiş’te 2026 uyarısı: Halka dönüş şart

Ödemiş’in düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü etkinlikleri kapsamında bu yıl 42’nci kez kapılarını açan Milli Fuar, söyleşi programlarıyla devam ediyor. Bu çerçevede Ödemiş Yıldız Kent Arşivi’nde (ÖYKAM) “Cumhuriyetin Dünü ve Bugünü” başlıklı bir söyleşi düzenlendi. Programa konuşmacı olarak katılan Dr. Alev Coşkun; turizm ve tanıtma bakanlığı görevinde bulunmuş, hâlen Cumhuriyet Vakfı’nın başkanlığını yürüten bir araştırmacı-yazardır. Coşkun, Cumhuriyet’in tarihsel gelişimini dinleyicilerle paylaştı. Söyleşide Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan ve önceki dönem Belediye Başkanı Mehmet Eriş de yer aldı.

Coşkun, konuşmasında Türkiye’nin mevcut dönemine dair tespitlerde bulunarak muhalefete çağrı yaptı. İçinde bulunulan sürecin son derece hassas olduğunu dile getiren Coşkun, bu zorlu süreçten çıkışın ancak halka yakınlaşmakla mümkün olacağını öne sürdü. Siyasetin “Halk ne diyor?” sorusunu sorması gerektiğini belirten Coşkun, bu yaklaşımın daha önce de başarıyla uygulandığını aktardı. 1973 ve 1977 seçimlerinde Bülent Ecevit’in benzer bir strateji izlediğini söyleyen Coşkun, halkın desteğini almanın tek çözüm yolu olduğunu ve başka bir seçeneğin bulunmadığını vurguladı.

Coşkun ayrıca Cumhuriyet’in kuruluşuna giden süreçte Ödemiş’in üstlendiği göreve dikkat çekti. İlçenin Milli Mücadele sırasında önemli direniş merkezlerinden biri olduğunu anlatan Coşkun, ardından Türkiye’nin çok partili hayata geçişiyle yaşanan dönüşümleri özetledi. 1950’de iktidara gelen Demokrat Parti’nin özgürlük vaatleriyle yükseldiğini ancak iktidarını pekiştirdikten sonra CHP’nin taşınır ve taşınmaz mallarına el koyduğunu aktardı. 1953’te Halkevleri’nin kapatılmasına değinen Coşkun, o dönemin başbakanının bu kurumları geçmişte övgüyle andığını, kapatma kararı sürecinde ise sert sözler sarf ettiğini söyledi.

Köy Enstitüleri’nin de aynı süreçte kapatıldığını hatırlatan Coşkun, takip eden yıllarda basın üzerindeki baskıların giderek arttığını ve ana muhalefet liderine karşı saldırıların yaşandığını aktardı. 1960’a gelindiğinde kurulan Meclis Tahkikat Komisyonu’nun tüm üyelerinin Demokrat Parti’den oluştuğunu ve bu komisyona çok geniş yetkiler tanındığını söyledi. 27 Nisan 1960’ta meclisin yetkileri daha da artırdığını, 29 Nisan’da ise öğrenci eylemlerinin başladığını ifade etti. Askeri yönetimin yönetime el koymasının ardından 1961’de Kurucu Meclis’in oluşturulduğunu ve bugünkü demokratik anayasanın o dönemde hazırlandığını dile getirdi.

Bu anayasanın tanıdığı özgürlükler sayesinde sol görüşlerin toplumda yayılma imkânı bulduğunu belirten Coşkun, 1961 sonrasında İsmet İnönü’nün başbakanlığında koalisyon hükümetlerinin kurulduğunu hatırlattı. İnönü’nün o yıllarda görevde olmasının ülkenin siyasi çizgisini doğrudan etkilediğini aktaran Coşkun, tüm bu olayların ardından 1971’de 12 Mart Muhtırası döneminin yaşandığını belirterek konuşmasını tamamladı.

İlgili Makaleler