İsveç’te 13 Eylül’de yapılan parlamento seçimlerinin ardından oy sayımı tamamlandı ve iktidar değişiminin yolu açıldı. Seçim Kurumunun açıkladığı kesin sonuçlara göre merkez sol muhalefet 176 sandalye kazanırken, Başbakan Ulf Kristersson’un liderliğindeki sağ blok 173 sandalyede kaldı. 349 sandalyeli parlamentoda çoğunluk için 175 sandalye gerekiyor. Merkez sol partiler bu tabloda üç sandalyelik bir üstünlük elde etti. Kesin olmayan sonuçların önümüzdeki günlerde resmen onaylanması bekleniyor. Bu onay süreci, sandalye dağılımının hukuki olarak kesinleşmesi anlamına geliyor ve itirazların değerlendirilmesinin ardından nihai tablo ilan edilecek.
Seçim sonucunun netleşmesinin ardından Başbakan Ulf Kristersson istifasını verdi. Kristersson, sosyal medya hesabından yayımladığı mektupta yeni hükümetin kurulması sürecinin parlamento başkanı tarafından yürütüleceğini belirtti. Başbakanlık görevinden alınması yönündeki talebini de aynı mektupla iletti. Böylece İsveç’te dört yıllık sağ iktidarın ardından hükümet değişikliğinin önü açıldı. Kristersson, 2022 seçimlerinden sonra Ilımlı Birlik Partisi liderliğinde hükümet kurmuş ve İsveç Demokratlarının parlamento desteğiyle görevde kalmıştı. Görev süresi boyunca İsveç Demokratlarının desteği, hükümetin parlamento aritmetiğindeki en kritik dayanağıydı; bu destek, bütçe ve yasama süreçlerinde belirleyici bir rol oynadı.
Yeni hükümetin kurulması sürecinde Sosyal Demokrat Parti lideri Magdalena Andersson’un konumu dikkat çekiyor. Andersson, 2021-2022 döneminde başbakanlık yapmış, 2022 seçimlerinin ardından iktidarı Kristersson liderliğindeki sağ bloka bırakmıştı. Yeni sonuçlarla birlikte Andersson’ın yeniden başbakanlık için aday olması bekleniyor. Ancak merkez sol partiler arasında vergi, enerji ve göç politikaları gibi başlıklarda görüş ayrılıkları bulunuyor. Bu nedenle hükümet görüşmelerinin uzaması olası görülüyor. Partilerin ortak bir program üzerinde uzlaşma sağlaması için özellikle enerji ve göç başlıklarında taviz verilmesi gerekebilir; bu da müzakerelerin seyrini belirleyecek temel unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Kristersson’un istifasının ardından İsveç Parlamentosu Başkanı, siyasi partilerle temas kurarak yeni başbakan adayını saptamak için çalışma yürütecek. İsveç sisteminde bir başbakan adayının göreve başlayabilmesi, parlamentonun salt çoğunluğunun olumlu oyuyla gerçekleşmez. Bunun yerine 349 milletvekilinden en az 175’inin o adaya karşı oy vermemesi yeterli olur. Merkez solun 176 sandalyeye ulaşması bu açıdan önemli bir avantaj sağlıyor. Hükümetin yapısı ise partiler arasındaki müzakereler sonucunda şekillenecek.





