SON DAKİKA

SAĞLIK

Vitiligoda Yeni Bulgular Tedavide Umut Veriyor

Bağışıklık sisteminin kendi vücut hücrelerine saldırması sonucu ortaya çıkan ve cilt pigmentlerinin kaybıyla seyreden vitiligo, halk arasında Ala hastalığı olarak biliniyor. Tıp dünyası bu hastalığın nedenini uzun yıllar boyunca tam olarak çözemedi. Bu belirsizlik, tedavi seçeneklerinin de sınırlı kalmasına yol açtı. Son dönemde yapılan araştırmalardan elde edilen bulgular ise hastalığın tedavisinde olumlu sonuçlar doğurdu. Uzm. Dr. Ülkü Duraksoy, vitiligoya ilişkin bilinmesi ve uygulanması gerekenleri açıkladı.

Duraksoy, vitiligonun yıllar boyunca yalnızca bir cilt rahatsızlığı gibi değerlendirildiğini söyledi. Tedavinin de bu çerçevede yapıldığını belirten Duraksoy, sadece cilde odaklanan lokalize tedavilerin, kremlerin ve ışın terapilerinin geçici çözümler sunduğunu ifade etti. Bu yaklaşımların ardından hastalığın mutlaka tekrarladığını, hatta artarak çoğaldığını dile getirdi. Son yıllarda hastalığın gerçek boyutunun ortaya çıktığını vurgulayan Duraksoy, vitiligonun otoimmün yani temelinde bağışıklık sistemi bulunan bir hastalık olduğunun tıp otoritelerince kanıtlandığını aktardı. Bu gelişmeyle birlikte tedaviye ilişkin yepyeni umutların doğduğunu kaydetti.

Uzman doktor, vitiligo hakkında dikkat edilmesi gereken noktaları sıraladı. Hastalığın yalnızca bir cilt sorunu olmadığını, beraberinde başka hastalık ve risk faktörleri de taşıdığını belirtti. Vitiligoda çoklu vitamin eksikliklerinin mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi. Bağışıklık sistemi zayıfladığında ortaya çıkan bu hastalığın, bağışıklık sistemi güçlendirildiğinde tamamen kaybolabileceğini veya sınırlı kalabileceğini ifade etti. Tiroit iltihabının araştırılması gerektiğine değinen Duraksoy, hastaların büyük çoğunluğunda oto antikorların pozitif çıktığını, bir kısmında ise negatif olduğu halde sessiz tiroidit bulunduğunu anlattı. Gıda duyarlılıklarının incelenmesi ve buna özel diyet tedavilerine başlanması gerektiğini dile getirdi.

Duraksoy, midede Helikobakter Pylori mikrobu ile insülin direnci, gizli şeker ve şeker hastalığının araştırılması gerektiğini söyledi. Bulunması halinde bunların tedavi edilmesi gerektiğini kaydetti. Vitiligo hastalarının kansere, özellikle tiroit ve kolon kanserine yakalanma riskinin normal kişilere göre daha yüksek olduğunu aktardı. Romatoid Artrit, Behçet, Ankilozan Spondulit, Lupus ve Hashimoto gibi otoimmün hastalıklara yakalanma riskinin de yüksek olduğunu belirten Duraksoy, immunoterapi tedavisinin doğma nedeninin bu olduğunu ifade etti. Barsak florasında artmış Kandidiazis, Klastridium ve Disbiozis varlığının araştırılması gerektiğini, bulunursa tedavi edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Uzman doktor, vitiligonun tek etkin ve kalıcı tedavisinin immunoterapi yani bağışıklığı onarma tedavisi olduğunu açıkladı. Bu tedavinin diğer risk faktörlerini de kişiye özel olarak ortadan kaldıracağını belirtti. İmmunoterapiyle sistemik tedavi sağlandığını, bağışıklık sisteminde var olan tüm arızaların bulunup çıkartıldığını ve etkin, kalıcı bir tedavi imkânı elde edildiğini söyledi.

İlgili Makaleler