SON DAKİKA

KÜLTÜR & SANAT

Biyografiden Şiire Yeni Kitaplar Okurlarla Buluştu

Yapı Kredi Yayınları, Yunan şair K. P. Kavafis’in tüm şiirlerini bir araya getiren kapsamlı bir edisyonu okura sundu. Kavafis’in “Barbarları Beklerken”, “İthaka” ve “Şehir” gibi şiirleri Türkçede daha önce de geniş bir okur kitlesine ulaşmıştı. Şair, çocukluğundan itibaren yazdığı şiirlerde zamanla Helenistik dönemi konu alan tarihi metinlere yöneldi. Geçmişteki olayları modern insanın yalnızlığı, tutkuları ve hayal kırıklıklarıyla ilişkilendiren bir çizgi geliştirdi. Sade ve konuşma diline yakın üslubuyla Yunan şiir geleneğini farklı bir düzeye taşıdı. Bu edisyon, şairin farklı dönemlerde kaleme aldığı metinleri bir arada görme imkânı tanıyor; okur, Kavafis’in şiir dünyasındaki dönüşümü baştan sona izleyebiliyor. Çeviri tercihleri ve metin düzeni de şairin anlatımına sadık kalacak biçimde kurgulanmış durumda.

Can Yayınları’ndan çıkan Nikolay Gogol imzalı “İki İvan’ın Münakaşası” ise Rus edebiyatının öncü isminin Mirgorod adlı öykü derlemesinde yer alıyor. Küçük bir kasabada komşuluk eden İvan İvanoviç ile İvan Nikiforoviç arasındaki ilişki, önemsiz bir mesele yüzünden ömür boyu süren bir düşmanlığa sürükleniyor. Başlangıçta gülünç görünen tartışma kısa sürede büyüyor; dedikodular, kırgınlıklar ve inat iki adamın arasındaki mesafeyi açıyor. Taraflardan biri geri adım atmaya yanaşmıyor, diğeri de aşağılanmış hissettiğini söyleyerek uzlaşmadan kaçınıyor. Araya girenlerin barıştırma girişimleri bir noktada tıkanıyor. Kasabada yaşayanların olaya müdahil olma çabası, iki komşu arasındaki gerilimi daha da derinleştiriyor. Gogol, keskin gözlem gücü ve alaycı diliyle taşra bürokrasisini ve insan doğasının inatçı tarafını ortaya koyuyor. Öykü, gündelik hayatın küçük ayrıntılarını büyüterek okuru hem güldüren hem de düşündüren bir anlatı sunuyor.

Osmanlı denizciliğine dair bir başka eser, Barbaros Hayreddin Paşa’nın hayatını şiirle buluşturuyor. Korsan reisliğinden kaptan-ı deryalığa uzanan destansı bir yaşam, XVI. yüzyılın gazi-şairi Murâdî’nin kaleminde tarih ile edebiyatın güçlü bir terkibine dönüşüyor. Kanûnî Sultan Süleyman’ın emriyle yazıldığı belirtilen Gazavât-ı Hayreddin Paşa, Oruç Reis ile Barbaros’un deniz mücadelelerini ayrıntılarıyla anlatıyor. Metin, olayları kronolojik bir akış içinde sunarken dönemin siyasi atmosferini de okura taşıyor.

Eser, Preveze’den Nova’nın fethine uzanan süreci, sefer hazırlıklarını ve muharebe sahnelerini okura aktarıyor. Akdeniz’de yürütülen diplomasi de kitabın sayfalarında yer buluyor. Yayınevi, tarih ile şiirin iç içe geçtiği bu metni okurla buluşturdu. Kitabın dili, dönemin kavramlarını korurken bugünün okuru için de anlaşılır bir çerçeve çiziyor.

Haftanın yeni çıkanları arasında biyografi, araştırma, anı ve roman türlerinden eserler de raflardaki yerini aldı. Yayınevleri, farklı alanlardan kitapları aynı dönemde okura sunuyor.

İlgili Makaleler