Royal Canin Vakfı, kuruluşunun 5. yılını kutlarken, kedi ve köpeklerin anksiyeteyi azaltmaktan hastalıkların erken tespitine kadar insan sağlığına sunduğu somut katkıları destekleyen projeleri görünür kılıyor.
Kedi ve köpekler, anksiyeteyi azaltmaktan sosyal bağları güçlendirmeye, ağrı yönetiminden hastalıkların erken tespitine kadar hayatımıza somut katkılar sunuyor. 5. yılını kutlayan Royal Canin Vakfı, bu olağanüstü katkıları destekleyen ve topluluklara dokunan projeleri görünür kılıyor ve etkilerini yaygınlaştırıyor. Dünya, stresle ilişkili rahatsızlıkların ve depresyonun arttığı bir dönemden geçerken, kediler ve köpekler fiziksel ve zihinsel sağlığı destekleyen gerçek birer yol arkadaşı ve terapist haline geliyor.
İnsan ile kedi ve köpekler arasındaki bağ; sevgi, güven ve mutluluk üzerine kuruludur. Bu bağın derinleşmesi, hayvanların terapötik süreçlerde kullanımını içeren zooterapi gibi tamamlayıcı yöntemlerin doğmasına bile olanak sağlamıştır.
🐾 Tedaviden Erken Teşhise: Eşsiz Yetenekler
Kediler ve köpekler, insanların yaşamlarında değerli bir rol üstlenirken dikkat çekici ve birbirinden farklı yeteneklere sahiptir:
Kedilerin Mırlaması: Kedilerin mırlama sesi, sakinleştirici etkisiyle iyileşme süreçlerini destekleyebilir. Bu ses, aynı zamanda ağrı ve kaygının azalmasına da yardımcı olabilir.
Köpeklerin Koku Algısı: Olağanüstü koku alma duyusuna sahip köpekler, olimpik ölçekteki bir yüzme havuzuna karıştırılmış yarım çay kaşığı şekeri tespit edebilecek kadar yüksek bir algılama kapasitesine sahiptir. Köpekler, uygun eğitimle birlikte bu özelliklerini, belirli hastalıkların (örneğin bazı kanser türleri veya diyabet hastalarında kan şekeri düşüşü) erken tespitine katkıda bulunmak için kullanabilir.
Bu olağanüstü özellikler sayesinde kediler ve köpekler, uygun eğitim ve profesyonel bakıcılarıyla aralarındaki güven ilişkisi sayesinde, insanların fiziksel ve ruhsal sağlığını destekleyen birer kahramana dönüşebilir. Hayvan destekli terapinin (zooterapi) en sık kullanıldığı alanlar arasında hastaneler, huzurevleri, mahkemeler, okullar ve afet bölgeleri yer almaktadır.

💖 Royal Canin Vakfı: Hayata Dokunan Beş Yıl
İnsan-hayvan ilişkisini güçlendirmeyi ve bu ilişkinin topluma sunduğu faydaları desteklemeyi amaçlayan Royal Canin Vakfı, kuruluşunun 5. yılında somut başarılara imza atmıştır:
Küresel Etki: 2020’den bu yana Vakıf, 19 ülkede 26 projeyi destekledi ve 300’den fazla kedi ve köpeğin yer aldığı çalışmalarla 16.000’den fazla insana dokundu.
Yerel İş Birliği: Vakıf Program Yöneticisi Anne-Sophie Thomas, başarılarının sırrını “Toplulukların ihtiyaçlarını en iyi bilen yerel kuruluşlarla çalışarak, insan sağlığına doğrudan katkı sunan sürdürülebilir ve etkili projeleri hayata geçiriyoruz,” sözleriyle özetliyor.
🆘 AKUT İş Birliği ve Afetlerde Hayat Kurtaran Rol
Royal Canin Vakfı, Türkiye’de ise ülkemizin önde gelen arama-kurtarma kuruluşu AKUT ile kritik bir iş birliği yürütmektedir. Bu iş birliği kapsamında, arama-kurtarma köpeklerinin beslenme ihtiyaçları ve operasyonel hazırlık süreçleri desteklenmektedir. Arama kurtarma köpeklerinin enkaz altındaki hayatta kalanları tespit etme becerisi, afet anlarında hızlı, güvenli ve etkili müdahaleye katkı sağlayarak insan hayatını doğrudan etkileyebilmektedir.
Royal Canin Avrasya Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu, “Arama-kurtarma köpeklerimize ihtiyaç duydukları sağlıklı beslenmeyi sunabilmek ve ekipman desteğinde bulunabilmek bizler için büyük mutluluk,” ifadelerini kullanarak iş birliğinin önemini dile getirdi. Bu destekler, İstanbul gibi deprem riski yüksek bir metropolün afetlere hazırlık kapasitesini dolaylı olarak güçlendirmektedir.
Sonuç
Kedi ve köpekler, kaygıyı azaltma ve sosyal bağları güçlendirme yeteneklerinin yanı sıra, afet bölgelerinde hayat kurtarıcı roller üstlenmektedir. Kedi ve köpekler insan sağlığı için kritik rolde yer almaktadır. Royal Canin Vakfı’nın AKUT ile yürüttüğü iş birliği, bu hayvanların kahramanlığını ve toplum üzerindeki iyileştirici etkisini sürdürülebilir projelerle büyütmektedir.





